Ketum Olmak MI?

Algıda seçicilik mi üst üste mi geldi bilmiyorum ama şu ara hep obezite cerrahisi olmuş ve çevresinden saklayan, şimdi de vücut germe operasyonu olup yine saklamak isteyen ama iz durumundan ötürü cesaret edemeyen kişilerden mesajlar alıyorum.

Algıda seçicilik kısmı bu ya; üstüne bir de bana kendini bu kadar paylaşma göz var nazar var diye gelen mesajlar var.

Nazar, kem göz hep var inanıyorum da çok şükür ki dualar koruyor diyeyim. Benim esas takıldığım şey, obezite cerrahisi ile kilo vermeyi veya sonrasında yapılan vücut germeyi saklama isteği?

Neden???

Bu ayıp mı? Günah mı? Saklanacak, utanılacak, gocunulacak ne var????

Bilakis, bu bir BAŞARI! Haaaa.. İlk zamanlar saklamak istemenizi anlarım. Başarmak, başaramamak, mahcup olma korkusu ama bir işlem yaptırıp diyetle zayıfladım demek ne bileyim…. Tabii ki saygı duyuyorum, bu bir tercih ama bu insanı yorar ve ağır bir durum.

Ben daha obezite ameliyatına girmeden sağır sultana kadar duyurdum. Ohoooo önümde ailem dahil ne engeller ne engeller.. Ben bir karar vermiştim  ve kararımın sonuna kadar arkasında durdum. Kimseye kulak asmadım ve oldum. Bu benden kimseye gidin zayflamak için amelihyat olun çağrısı değil, aman yanlış anlaşılmasın! Bu benim kararım. Benim hayatımda o zamanın şartları bunu gerektiriyordu ve kendim sonucundan memnunum.

Esas problem sarkmayı planlayamayıp obezite cerrahisiyle kilo verenler. Diyetle kilo verenler biraz daha şanslı oluyor, sarkma oranları daha az ama cerrahi yoluyla verilen kilolar daha hızlı olduğu için sarkma oranı yüksek. Ve iş Obezite operasyonları sonrası vücut germeye gelince ikinci bir stres kaplıyor. Ailemden, çevremden bunu saklamalıyım. Haydi operasyonu el birliği ile sakladık. Bu en kolayı. Ya izler? Bu da sizi post bariatrik operasyondan kaçırıyor. Peki el-alem yüzünden yıllarca sarkık yaşamayı mı istersiniz yoksa olmak istediğiniz görünüme sahip olarak mutlu bir şekilde yaşamayı mı?

Zaten siz el-alem ne der diye düşünmekten senelerce obez dolaşmadınız mı? Şu ara Metin Hara’nın ”YOL” isimli kitabını okuyorum. Kapakta yer alan; aşkın, yeniden doğuşun, farkındalığın, sınırsızlığın, değişimin ve şifanın yol rehberi… cümlesi bana bu kitabı aldırttı. İşin Adriana’sında değilim yani. 🙂

Şaka bir yana kitapta beynin alfa ve beta dalgalarından bahseden bir bölüm var. İşte bu dalgalanma bizim hayatımızın ta kendisi. Hayatı zorlaştıran da biziz, kolaylaştıran da..  Şimdi burda alfayı betayı anlatamayacağım, gidin okuyun. Ama anlatmak istediğim esas konu stres ortamından kaçabildiğiniz kadar kaçın.

Ben ne tüp mideli olarak ne de sonrasında vücut germe operasyonları olarak yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum. İsteyen iradesiz desin, isteyen izlerimi incelesin ala umurumda değil. Bu benim başarım! Arkamdan söylenenleri değil, yüzüme söylenenleri kale alır, yoluma devam ederim.

Haaa aksini düşüneni de BAŞARI’ya davet ediyorum:)

Obezite cerrahili olmak, tüp mideli olmak iradesizlik olmadığı gibi, post bariatrili yani obezite sonrası vücut germe opersyonlu olmak da başladığı yolu tamamlamaktır.

Mutlu olmak da yolu tamamlamakla mümkün.

Not: Obezite cerrahili olup sarkmayanlar mutlaka milli piyango alsın 🙂

Sevgiler,

C.S.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir